Türkiye’de profesyonel futbolcuların vergilendirilmesi, yakın geçmişe kadar oldukça basit ve sporcu lehine işleyen bir "stopaj" sistemi üzerine kuruluydu. Ancak son yıllarda yapılan radikal yasal düzenlemeler ve özellikle bu yaz yürürlüğe giren yeni talimatlar, Türk spor tarihindeki en köklü mali dönüşümlerden birini başlatmıştır. Artık futbolcular sadece sahada ter döken birer sporcu değil, aynı zamanda yüksek gelir grubuna dahil olan ve vergi idaresi karşısında doğrudan "beyanname verme" yükümlülüğü bulunan bireysel mükelleflerdir. Kocagöncü Hukuk olarak gözlemlediğimiz en büyük risk; birçok sporcunun hâlâ eski alışkanlıklarla "nasıl olsa vergimi kulüp ödüyor" yanılgısı içinde olmasıdır. Oysa yeni dönem, bu sorumluluğu kulübün üzerinden alıp doğrudan sporcunun omuzlarına yüklemiştir.
Eskiden kulüplerin yaptığı kesintiler (stopaj) nihai vergi sayılırken, güncel mevzuat uyarınca belirli bir gelir eşiğini (yıllık brüt kazanç limitlerini) aşan her futbolcu, Mart ayında kişisel gelir vergisi beyannamesi vermek zorundadır. Bu beyanname süreci, sadece garanti ücretleri değil; maç başı ödemeleri, primleri, imza paralarını ve hatta kulüp tarafından sağlanan araç veya konut gibi "ayni yardımların" da vergilendirilmesini kapsamaktadır. Bu yeni yasal zeminde, verginin kulüp tarafından üstlenilmesi pratiği katı kısıtlamalara tabi tutulmuş; sporcunun kendi beyanından bizzat sorumlu tutulacağı bir sisteme geçilmiştir. Bu durum, hukuki ve mali danışmanlık almayan sporcular için adeta bir "mali saatli bomba" niteliğindedir. Çünkü beyannamenin verilmemesi veya eksik verilmesi durumunda muhatap kulüp değil, doğrudan futbolcunun kendisidir.
Birçok futbolcu, yeterli hukuki denetimden geçmemiş eski tip sözleşme modellerine güvenerek kariyerine devam etmektedir. Ancak bu sözleşmelerdeki "Vergiler kulübe aittir" şeklindeki genel geçer maddeler, vergi dairesi nezdinde sporcuyu beyanname verme yükümlülüğünden kurtarmamaktadır. Vergi idaresi, sporcunun ödemesi gereken yıllık gelir vergisini tahsil edemediğinde, kulübe değil doğrudan sporcunun banka hesaplarına, taşınmazlarına ve hatta kulüpteki mevcut alacaklarına haciz koyabilmektedir. Kariyerinin en verimli döneminde, bir transfer görüşmesi arefesinde veya önemli bir maç öncesinde banka hesaplarına bloke konulan bir sporcunun yaşayacağı psikolojik ve maddi yıkım telafi edilemez boyutlara ulaşabilir.
Ayrıca son yıllarda sıkça rastladığımız “vergiyi futbolcu öder, kulüp sonra futbolcuya bu vergi ödemesi kadar ücreti geri öder” şeklinde düzenlemeler de TFF’nin yeni mevzuatları sonucu ortadan kalkmaktadır. TFF’nin en son tarihli talimatlarında vergi ödemelerinin hiçbir şekilde kulüplere rücu edilemeyecek şekilde düzenlenmesinden pek çok kulüp ve sporcu habersiz olmakla birlikte ilgili maddeye aykırılığın sonuçlarından da bihaber durumdadırlar.
Kocagöncü Hukuk olarak, müvekkillerimizin mali istikbalini korumak adına sözleşme süreçlerini en baştan yapılandırıyoruz. Yeni yasal düzenlemeler ışığında, sözleşmeleri vergisel yükümlülüklere ilişkin en güncel talimatlara uygun hazırlıyor, kulübün ödemesi gereken stopajların zamanında yatırıldığının ispatlanması ve sporcunun Mart ayındaki beyanname sürecinde sürpriz borçlarla karşılaşmaması için gerekli tüm denetim mekanizmalarını kuruyoruz. Eğer kulüp stopaj yükümlülüğünü yerine getirmezse, sporcunun ödeyeceği ek vergilerin tazmini için hukuki yolları sözleşme aşamasında netleştiriyoruz. Unutulmamalıdır ki; mali idare karşısında "bilmiyordum" veya "sözleşmemde kulüp öder yazıyordu" savunması bir geçerlilik taşımamaktadır.
Türkiye’deki spor kulüplerinin en büyük mali yüklerinden biri, geçmişten gelen ve biriken devasa vergi ve SGK borçlarıdır. Birçok kulüp, bu borçlar nedeniyle her transfer döneminde "borcu yoktur" kağıdı almakta zorlanmakta ve lisans iptali veya transfer yasağı gibi risklerle yüzleşmektedir. 7405 sayılı Yeni Spor Yasası ile birlikte, kulüplerin vergi yükümlülükleri daha şeffaf bir denetime tabi tutulmuş ve yöneticilerin bu borçlardan kaynaklanan şahsi sorumlulukları artırılmıştır. Bu durum, kulüplerin profesyonel bir vergi yapılandırma sürecine girmesini zorunlu kılmaktadır.
Kocagöncü Hukuk olarak, kulüplerin vergi daireleri ve SGK ile olan uyuşmazlıklarının sulh yoluyla çözümü için idari süreçleri yürütüyoruz. Güncel yapılandırma yasaları (af kanunları) çerçevesinde borçların taksitlendirilmesi, gecikme faizlerinin silinmesi ve ana paranın makul ödeme planlarına bağlanması için gerekli başvuruları yapıyoruz. Kulübün nakit akışını bozmayacak, sürdürülebilir bir ödeme takvimi oluşturmak temel hedefimizdir. Ayrıca, kulüplerin amatör branşlara yaptıkları harcamaların vergiden mahsup edilmesi gibi teşvik mekanizmalarının hukuki altyapısını kuruyoruz.
Vergi yapılandırması sadece bir borç ödeme süreci değil, aynı zamanda kulübün mali yapısının rehabilitasyonudur. Biz, kulüp yöneticilerini maliyenin "müşterek ve müteselsil sorumluluk" baskısından korurken, kulübün kamu borçları nedeniyle transfer yapamaz hale gelmesini engelliyoruz. İdari yargıda açılması gereken vergi davalarından, yapılandırma protokollerinin imzalanmasına kadar tüm süreci, spor kulüplerinin kendine has dinamiklerini gözeterek yönetiyoruz. Mali disiplin, sahada kazanılan başarıların kalıcı olmasını sağlar; biz bu disiplinin hukuki mimarıyız.
Yabancı sporcular, profesyonel sözleşmelerinde yer alan "net" ücret ibaresine güvenerek tüm vergi yükümlülüklerinden tamamen muaf olduklarını ve mali sorumluluğun yalnızca kulübe ait olduğunu varsaymaktadır. Ancak UÇK, FIFA DRC ve özellikle CAS’ın yerleşik içtihatları, verginin özünde bir kamu hukuku borcu olduğunu ve taraflar arasındaki özel hukuk sözleşmelerinin devletin vergilendirme yetkisini her durumda ortadan kaldıramayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Yerel kanunlar hakkında bilgi sahibi olmamak uluslararası hukukta geçerli bir mazeret kabul edilmediği gibi, hatalı kurgulanan sözleşmeler ve eksik beyanlar nedeniyle sporcular, bugün milyonlarca Euro’yu bulan ağır vergi cezaları, gecikme faizleri ve prestij kaybı yaratan hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Kocagöncü Hukuk olarak sözleşmelerin yazıldığı, gelir beyannamelerinin verildiği ve vergi borçlarının kulüplerden tahsilinin istendiği aşamaların her birinde Türkiye vergi kanunları konusunda müvekkillerimizi bilgilendirip ilgili kanun ve kurallar kapsamında müvekkilimiz için en iyi ihtimalleri gözetiyoruz.


